19 Aralık 2015 Cumartesi

Whatsapp Brezilya’da Yasaklandı

Yazar: Said Murat – Brezilyadan.com

İnternet alemini kasıp kavuran ve milyonlarca üyesi ile her kıtada kendini kanıtlamayı başaran Whatsapp, Brezilya’da Yasaklandı.

Brezilya’da mahkemece görülen ceza soruşturmaları davaları sonrasında 17 Aralık 2015 tarihi itibariyle Whatsapp’a erişimin engellenmesi kararı alındı.

Akşam 23:30 (16 Aralık) itibariyle 3G ve 4G kanallarından Whatsapp’a erişim engellendi. Daha sonrasında Wi-Fi ve diğer tüm ağlardan erişim de engellendi. 48 saatlik bir engel olduğunu dile getirenler olsa da, bu durumu zamanla göreceğiz.

Gece yarısı tüm sosyal medya platformlarından Brezilyalılar ‘Nasıl engellenir? Erişim özgürlüğü istiyoruz!’ şeklinde paylaşımlarla protestolara başladılar.

Mark Zuckerberg, hem İngilizce hem Portekizce olarak yasağı kınadı. ConnectBrazil etiketi ile Facebook sayfasından seslenen Mark, Brezilya’dan Whatsapp’a erişen 100 milyon aktif üyesi olduğunun altını çizip, mahkeme kararının özgürlüğü kısıtlamaması gerektiğini dile getirdi. 2014 yılında Facebook ailesine kattığı Whatsapp’ı her geçtiğimiz güncelleme ile geliştirmeye devam eden Mark ve ekibi, Brezilya’dan erişim alamıyor şuan. Yüz milyon üye de, hiç de azımsanacak bir rakam değil tabi ki. ‘Facebook Messenger ile iletişim kurmaya devam edebilirsiniz, ancak biz bu yasağın kaldırılması için çalışmalarımıza devam ediyoruz’ diyen Mark, Brezilya’da yaşayanların #ConnectBrazil etiketi ile sesini duyurmasını rica ediyor.

São Bernardo do Campo Birinci Suç Mahkemesi tarafından alınan karar sonrası, Whatsapp’a gelen erişim engeline sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyüyor. Mahkeme tarafında duranlar ‘Whatsapp etkisiyle binlerce kullanıcı GSM operatörlerini iptal ettirdiğini ve Whatsapp’ın illegal bir iletişim platformu olduğunu’ savunuyor.

Erişim engeli ne kadar sürer, ne zaman sona erecek ve girişimcilik pazarına inanılmaz katkıda bulunan Brezilyalılar Whatsapp’a ne zaman erişerek özgür iletişime kavuşacaklar, merak konusu.

17 Aralık 2015 Perşembe

Etohum 2016’da 16 Türk, 5 yabancı girişimi destekleyecek

Etohum 2016 yılında sürecinde değişikliğe gidiyor ve özellikle girişimci seçimlerinde global bir stratejiye geçiş yapıyor. Bu yıl 1771 Challenge Cup’ın İstanbul ayağını ilk kez düzenleyecek olan Etohum, ayrıca bu yıl 15 girişim yerine 16 Türk ve 5 yabancı girişim seçerek toplamda 21 girişimciyi destekleyecek.

Şimdiye kadar Girişimcilik Zirvesi’nde Etohum 40 ve Etohum 15 listelerini açıklayan Etohum, bu yıl 21 girişim duyuracak. Bunun sebebi Türkiye’den çıkan girişimlerin yanında 5 yabancı girişimin de eklenmiş olması. Temmuz ayından bu yana 2500 başvuru arasından yüzlerce girişimciyle birebir görüşen Etohum ekibi, yoğun ve zahmetli seçim sürecini tamamladı. 16 Türk girişimin yanı sıra Etohum bu yıl Hırvatistan, Nijerya, Bangladeş, Hindistan, Pakistan’dan 5 girişime daha ortak oldu.

Tüm girişimler 30 Ocak 2016’da İTÜ SDKM’de düzenlenecek olan Girişimcilik Zirvesi’nde açıklanacak.

30 Ocak 2016’da düzenleyeceğimiz Girişimcilik Zirvesine katılmak isterseniz kayıt olabilirsiniz.

15 Aralık 2015 Salı

Girişimcilik konusunda Türkiye’ye model ülke hangisi?

Yazar: Alper ŞAŞMAZ – Sanayi ve Teknoloji Uzmanı – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı

Bir soruyu bu aralar karşılaştığım herkese soruyorum. Birbirinden farklı cevaplar alıyorum. Soru sadece “ Türkiye’ye en çok benzeyen ülke hangisi ?” Aldığım bazı cevapları paylaşmak istiyorum. Pakistan, Yunanistan, İtalya, İspanya, Azerbaycan, Rusya, Şili, Brezilya, Meksika ve Arjantin ülkemize en çok benzetilen ülkeler. Toplamda yirmiye yakın ülke Türkiye’ye benzetildi. İstediğim tam cevabı henüz alamadım.

Evet, soruyu yanlış sormuştum çünkü hangi özelliği ile benzediğini de belirtmek gerekiyordu. Aslında bu soruyla varmak istediğim nokta tamamen şuydu. Bizim ekonomik ve refah seviyesi olarak örnek almamız gereken ülke ya da ülkeler hangileriydi? O yüzden model ülkeleri bularak onların başarılı alanlardaki uygulamalarının ülkemize transferinin mümkün olup olmadığını görmekti. Çünkü bulabildiğim örnek çalışmalar beni tatmin etmemişti.

Önümüze yıllardır konulan ithal hedefler, belirlenen rol modeller ve stratejilerin uyumlu olmadığı çok açık görünüyor. Örneğin Güney Kore 1980 yılında ekonomik olarak aynı durumda iken arayı teknolojik bir devrimle fazlasıyla açması ve bu konu üzerine yazılan rapor, makale ve tezlerde sürekli Türkiye ile kıyas yapılması pek anlam ifade etmiyor bence. Ya da Finlandiya eğitim sisteminin bizim ülkemizde uygulanabilmesinin tartışılması da. Aynı şekilde İsviçre, ABD, Singapur, İrlanda ve Almanya’nın da…

Gelişmekte olan Türkiye için belirlenen stratejileri çok yönlü ele almak gerekiyor diye düşünüyorum. Yüzyılların ürünü olan inanç sistemimiz, kültürel yapımız, stratejik konumumuz, demokrasi anlayışımız, terör gibi bölgesel ve coğrafik sorunlarımız vb. birçok önemli parametreden bağımsız yapılan değerlendirmeler ve yapılan mukayeseler çok fazla karşılık bulmamakta. O bakımdan daha özgün modeller üzerinde yoğunlaşmak gerekiyor.

Bu noktada ne yapmalıyız peki? Öncelikle ülkemizi çok iyi tanımamız gerekiyor. Ne yapabileceğimizi ve kapasitemizin ne olduğunu görmemiz de. Mevcut şartlarla ülkenin kendisine has özelliklerinin dışına çıkılarak başarılı olunamayacağını da anlamamız gerekiyor. Yani Akdeniz bölgesinde çay yetiştirmenin mümkün olmadığını bilmemiz lazım. Hayal ettiğimiz ülke ile gerçek Türkiye’yi karıştırmamalı ve makul çözümler üzerine kafa yormalıyız. Ülkemizin kaldıramayacağı yükleri ve sorumlulukları vermek bizi bir adım öteye taşıyamayacaktır.

Ülkemizde bu konularda çalışma yapan tüm herkese önemli görevler düşmektedir. Yere sağlam basan hedeflerin belirlenmesi ve yeni stratejilerin ortaya konulması hayati önem taşımakta. Kabul etmekte zorlansak da ülke gerçekleri ile yola çıkarak farklı parametreler üzerinde düşünmeliyiz. Belki de yeni baştan öncelikli alanlar bulmalıyız. Geçmişte edindiğimiz tecrübe ve verilerle başarılı olabileceğimiz alanları tespit edip o yönde çalışmalar yapmalıyız. Aksi takdirde gelişmiş ülkelerin özgünlüğünü, markalarını konuşmakla vakit geçirmeye devam edeceğiz. Konunun en başında sorduğum soruya tekrar gelecek olursak da rol model olabilecek ülkeleri belirlerken öncelikle ülkemizde uygulanabilirliği kriterini en öne taşıyarak hareket etmeliyiz. Sonrasında eminim ki bu topraklar için en uygun tohumlar ortaya çıkacaktır.

Desnet Teknoloji Kurumsal Kimlik yenilendi, işte yeni yüzümüz!

 

Bu yıl 15. yılını dolduran Desnet’te hem 15. yılımıza yakışacak, hem de bize dinamizm katacak bir yenilenme sürecini başlattık 6 ay önce.

Hem çok yenilikçi ve vizyoner bir form tasarlamalı, hem de 15 yıllık bir geçmişe, deneyime yakışmalı, prestijli bir duruş sergilemeliydi.

Sıra doğru tasarımcı ile çalışma noktasına geldi. Onların “Brief” dediği bilgilendirme içeriklerini özene bezene hazırladık. Çünkü tasarımcı ile sözler vasıtasıyla anlaşmak çok zor, çünkü kelimelerle bir hayali tasvir ediyorsunuz ve sonuçta hayal ettiğiniz gibi bir sonuç bekliyorsunuz. Zor bir iş.

Uzun araştırmalar sonucunda dünyanın en iyi kurumsal kimlik tasarımcılarından biri olan ödüllü tasarımcı Fas’lı Mohamed Soukarta ile anlaştık. Süreç beklediğimizden biraz uzun sürdü ama sonuçta ortaya yukarıdaki tüm kriterlerimizi karşılayan bir sonuç çıktı.

Mohamed Soukarta çalışmalarını sürdürürken biz de DESNET YAZILIM olan şirket markamızı DESNET TEKNOLOJİ olarak yeniledik.

Yenilenmek gerçekten her şirkete iyi geliyor. Yeter ki doğru zamanı tutturun, ne erken ne de geç tam zamanında yenileyin. Ben bu süreçten bu dersi çıkardım.

Şimdilerde Desnet Teknoloji ne yapıyor?

– El Terminali ile Saha satış Otomasyonu

– El Terminali ile Depo Otomasyonu

- Özel çözümümüz olan VALEAsist El Terminali ile Vale Takip ve Kontrol Sistemi

– Özel çözümümüz olan KantinMobile Kartlı Kantin ve Yemekhane Otomasyonu

– Motorola El Terminali, Zebra El Terminali, Intermec El Terminali, Honeywell El Terminali, Zebra Barkod Yazıcı, Unitech Endüstriyel Tablet, Panasonic Toughpad gibi ürünlerde proje bazlı ya da proje devamı satışlar gerçekleştiriyor. Rakiplerinden farklı olarak mevcut, stoktaki ürünü her müşteriye satmak yerine doğru müşteriye doğru projeye doğru fiyatlı doğru ürünü teklif ediyor.

– Android tabanlı iş çözümleri, Android tabanlı otomasyon projeleri gerçekleştiriyor. Örneğin bir oto yıkama zinciriniz var, günde kaç aracın yıkandığını sistemde tutmak ve sisteme kayıt yapmadan araçların yıkanamamasını istiyorsunuz. Ayrıca araçların standart yıkama sürelerinden ne daha az, ne daha çok yıkanamamasını ve bunun da çalışanların inisiyatifine bırakmamayı istiyorsunuz. Desnet Teknoloji’deki uzman arkadaşlarım sisteminizin mevcut halini yerinde inceliyor, doğru çözümü tasarlıyor, çok kısa bir sürede de hayata geçiriyor.

Bir de 2 yıldır sürdürdüğümüz bir İKİNCİ EL EL TERMİNALİ departmanımız var ki burada da eski el terminallerinin tekrar hayata döndürülüp daha az bütçeleri olan ya da bu işe çok büyük bütçeler ayırmak istemeyen müşterilerimiz için çok ciddi fiyat avantajları sunuyor. İkinci El El Terminali de Desnet Garantisi ile sunuluyor.

Kısacası 15. yılında Desnet 15 yaşında bir şirket gibi tecrübeli, 15 yaşında bir genç gibi zinde, enerjik ve taze.

Bugüne kadar Desnet’te emeği olan tüm geçmiş mesai arkadaşlarıma, şu anda ekibimizi oluşturan değerli mesai arkadaşlarıma, bize güvenen ve işinin can damarını bize teslim eden değerli müşterilerimize can-ı gönülden teşekkür ediyorum.

İşte DESNET TEKNOLOJİ Kurumsal Kimlik Çalışması. 

Emekleri için değerli tasarımcımız Mohamed Soukarta’ya sonsuz teşekkürler. İşte Soukarta’nın diğer çalışmaları 

Thanks for our new corporate identity work to our valuable corporate branding consultant and designer Mohamed Soukarta, here is the other works of Soukarta 

Desnet Teknoloji – El Terminali – Saha Satış Otomasyonu – Depo OtomasyonuDesnet Teknoloji – El Terminali – Saha Satış Otomasyonu – Depo OtomasyonuDesnet Teknoloji – El Terminali – Saha Satış Otomasyonu – Depo OtomasyonuDesnet Teknoloji – El Terminali – Saha Satış Otomasyonu – Depo OtomasyonuDesnet Teknoloji – El Terminali – Saha Satış Otomasyonu – Depo OtomasyonuDesnet Teknoloji – El Terminali – Saha Satış Otomasyonu – Depo OtomasyonuDesnet Teknoloji – El Terminali – Saha Satış Otomasyonu – Depo OtomasyonuDesnet Teknoloji – El Terminali – Saha Satış Otomasyonu – Depo Otomasyonu

12 Aralık 2015 Cumartesi

Magic Leap 827 milyon dolarlık yeni bir yatırımla AR alanında güçleniyor

Son dönemde Augmented Reality – Artırılmış Gerçeklik alanında dikkat çeken girişimlerden biri olan Magic Leap, henüz herkese gösterdikleri bir prototipi olmamasına rağmen yatırım almaya devam ediyor.

Özellikle Oculus’un etkisiyle son dönemde trend sanal gerçeklik yönüne kaymış olsa da bazıları halen artırılmış gerçekliğin de bir şansı olduğunu düşünüyor. Sanal gerçekliğin aksine tümüyle sanal bir dünya yaratmayan bu teknoloji, sanal görüntüleri gerçek dünyadaki objelerle etkileşime sokabiliyor. Aslında bu iki teknoloji de uzun zamandır bilinen teknolojiler, ancak yeni girişimler onları bambaşka seviyelere taşıyor.

Magic Leap’in ürününü henüz kimse görmemiş olsa da şirketin artırılmış gerçeklik tecrübesini özel bir gözlük kullanarak yaşattığı söyleniyor. Elbette geçmişte gördüklerimizden çok daha başarılı olsa gerek. Zira şirketin son yatırım turunda aldığı miktar 827 milyon dolar. Üstelik bu ilk yatırım turu da değil. Geçtiğimiz yıl Google Ventures da şirkete 500 milyon dolaylarında bir yatırım yapmış ve Google’ın iki üst düzey yöneticisi Magic Leap’in yönetim kuruluna dahil olmuştu.

width="858" height="470" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen">

Bu yatırım turunda ise özellikle Alibaba’nın önemli bir pay sahibi olduğu söyleniyor.

Magic Leap’in kurucusu Rony Abovitz, başarıyla yeni tanışan biri değil. Bir önceki girişimi olan Mako Surgical’i 1.65 milyar dolara satan Abovitz, ardından Magic Leap’e yoğunlaşmış. Kendisinin bir TED konuşması da bulunuyor. Görünüşe göre bu ismi gelecekte daha sık duyacağız.

width="858" height="470" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen">

10 Aralık 2015 Perşembe

Bangladeş’te Uber değil BDcabs kazanıyor

Bangladeşli bir girişim olan BDcabs, Uber’in girmek istemediği ülkede farklı iş modeliyle önemli bir çıkış yakalamış duruma. BDcabs’i bizim için önemli kılan ise Etohum’un yatırım yaptığı şirketlerden biri olması.

Asya’da yeni nesil taksi hizmetleri konusunda önemli bir çekişme var. Tüm dünyada gücünü gösteren Uber, DidiKuaidi gibi rakipler karşısında zorlanıyor. Zira Asya’da da çok güçlü yatırımcılar ve özellikle Çinli girişimciler bunu avantaja çevirmesini biliyor. Ancak Asya’nın esas zorluklarından biri de ülkelerin kendine has iç dinamikleri. Trafik farklı, kullanıcı talepleri farklı, yasalar farklı. Bu sebeple bazı ülkelerde dünya devleri değil, lokal girişimler pazarı domine etmeyi başarıyor.

Bangladeşli BDcabs de bunlardan biri. Erken aşamada Etohum’dan yatırım alan BDcabs’i başarılı kılan elbette Bangladeş’in dinamiklerini çok iyi biliyor olması. Ancak onlar sadece bir Uber taklidi olmak istememişler. Bunun yerine kendi iş modellerini ve sistemlerini geliştirmeyi tercih etmişler. Bu durum onların Bangladeş’te hem de dünyada dikkat çekmelerini sağlıyor.

BDcabs’in modelinde kendi araçlarıyla hizmet veren, normal sürücüler bulunmuyor. Bunun sebebi güvenlik endişesi. Bangladeş’te özel şoförler pek güvenilir değil. Nitekim kullanıcılar da taksi şirketlerine daha çok güveniyor ve onları tercih ediyor. Bu durum Hindistan’da Uber sürücüsünün karıştığı tecavüz skandalına benzer durumlar yaşamalarını önlüyor.

BDcabs aslında bir tür aracı kurum olarak çalışıyor. Kendi yazılımını taksi, araç kiralama ve özel taşımacılık şirketlerine sunan BDcabs, onlarla çeşitli anlaşmalar yapıyor. Bir kullanıcı, BDcabs uygulamasını açtığında lokasyonu belirleniyor ancak ona en yakın sürücü önerilmiyor. Öncelikle kullanıcıya ne zaman hizmet istediği soruluyor. Eğer anlık bir hizmetse bunu muhtemelen bir taksi karşılayacak demektir. Dolayısıyla istediği taksi kendisine yönlendiriliyor. Ancak isterse hizmeti daha sonraki bir zaman için de talep edebiliyor. Bu bir kiralık araç ya da özel şoför hizmeti olabilir. Yani dilerse 2 saat sonra kendisini havalimanından alacak bir VIP minibüs talep edebilir.

Dolayısıyla BDcabs aslında sürücüler ya da araçlarla direkt olarak ilgilenmiyor, bunun yerine taşımacılık şirketleriyle anlaşma yaparak onlara müşteri yönlendiriyorlar.

Nakit, kredi kartı ve mobil ödeme kabul eden BDcabs, Bangladeşte’te birkaç aydır faaliyette olmasına rağmen günlük 300-400 çağrıya ulaşmış durumda. Öyle ki Asya bölgesinde önemli bir yayın olan Tech In Asia‘nın da dikkatini çekmişler.

8 Aralık 2015 Salı

Türkiye’nin ilk Google Geliştirici Zirvesi, 19 Aralık’ta İstanbul’da

Google Developers Launchpad programı çerçevesinde gerçekleştirilecek olan Türkiye’nin ilk Google Geliştirici Zirvesi, 19 Aralık’ta İstanbul’da. Teknik bir etkinlik olan bu zirveye davet edilecek girişimler başvurular arasından seçiliyor.

Google Developers Launchpad programı başarılı uygulamalar oluşturulmasına ve ölçeklendirilmesine destek sağlamak için Google tarafından kurulmuş bir program. Bu program; girişimlerin, uygulama geliştirme, dağıtma ve para kazanmasına olanak tanımak için, Google altyapısı (cloud, firebase), kullanıcı deneyimi yorumları, topluluk danışmanlığı ve program etkinlikleri gibi olanaklar sağlıyor. Etohum’un da üyesi olduğu bu programa zirveden bağımsızı olarak dilediğiniz zaman başvurabilirsiniz.

Google Developers Summit ise yine Google tarafından dünyada birçok farklı ülkede düzenlenen bir etkinlik ve bu yıl ilk kez Türkiye’de de organize ediliyor.Etkinlik, dünyanın dört bir yanından gelecek Googler’lar ile kod laboratuvarları ve teknik konuşmalar içeriyor. Bu sebeple hem katılımcı hem de girişimci tarafında teknik bilgiye sahip kişilere hitap ettiğini söyleyebiliriz. Nitekim Google, zirveye sadece davet üzerine katılımcı – girişimcileri kabul ediyor.

Google ekibi girişimcilerde aradıkları kriterleri kapalı tuttuğu için verebileceğimiz tek tavsiye bir Android uygulamanızın bulunması olabilir. Başvurmak için bu formu doldurabilirsiniz: